Midas Anıtı – Yazılıkaya Frig Vadisi

0
5491
views
Bizi Paylaş!

Eskişehir tarihi yerler arasında en önde gelen Midas Anıtı – Yazılıkaya yaklaşık 2500 yıllık bir tarihi geçmişe sahip.

Son yıllarda özellikle Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın büyük gayretleriyle Anadolu’nun iç turizmde parlayan yıldızı olan Eskişehir, Frig Vadisi ile de keşfedilmesi ve görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Bahar aylarında başlayan Eskişehir turları şehre ayrı bir hava veriyor. Şayet İstanbul’dan kalkıp turlarla Eskişehir’e gelecek iseniz mutlaka Yazılıkaya Midas Anıtı’na uğramadan dönmeyin.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Eskişehirde nereler gezilir,  Eskişehir turistik yerler nereler? Frigyalılar kimdir? Yazılıkaya’da ne yazıyor?

Midas Anıtı – Yazılıkaya

Frigler Hakkında Kısa bilgi

Frigyalılar kimdir? Asya ve Avrupa’yı birleştiren bir köprü konumunda olan Anadolu tarihte birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış, birçok kültürü içerisinde barındırmıştır. Frigler de bu kavimlerden bir tanesidir. M.Ö. 1200 lü yıllarda Trakya’dan Anadolu’ya göç ettikleri birçok tarihi kaynaklarda yer alan Frigler, Anadolu’da hakim olmuş, Hititlerin zayıflayarak yıkılmalarından sonra, Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar üçgeninde göçebe olarak yaşamışlar. Burada gerçekten büyük bir uygarlık kuran Frigler, Uşak iline kadar uzanan bir alanda Gordion’u başkent olarak seçerek güçlü bir krallık kurmuşlardır.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Frigler Anadolu’da yaşadıkları bu dönemde gerek kültür gerekse sanat ve müzik alanlarında birçok yenilik yapmış becerikli ve sanatkar bir toplum olmuşlardır.

Frig Vadisi, Midas Anıtı – Yazılıkaya nerede ?

Kimi kaynaklarda Frigya Yaylası, kiminde Dağlık Frigya adı ile geçen bu bölge, henüz keşfedilmemiş denebilir. Eskişehir’e yaklaşık 50 km. uzaklıkta bulunan Frig Vadisi hakkında çok az yayınlanmış kaynak bulunmaktadır. Dağlık Frigya bölgesinde Pessinus (Ballıhisar), Yazılıkaya, Gordion (Yassıhöyük), Dorlion (Eskişehir), Nakoleaia (Seyitgazi) gibi yerleşim yerleri bulunmaktadır.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Gezginlerin Midas Anıtı – Yazılıkaya’yı Keşfi

Tarihte birçok keşife öncülük yapan gezginler, Frig vadisi ve Midas Anıtı’nın keşfine de olanak sağlamışlar. İlk önceleri bir İngiliz subayı olan William Martin Leake ve arkadaşları, Mısır’a ulaşmak için Anadolu’dan geçerken keşfetmişler Frigya’yı.

Seyitgazi yakınlarında bazı antik kalıntıların bulunduğunu öğrenen Leake, aldığı bilgilerle birlikte Doğanlı adında bir köye doğru yönelmiş ilk başlarda. Ancak bu bölgede Doğanlı isminde bir köy bulunmuyordu. Doğanlı bölgesini ararken Leake ve arkadaşları bu vadide bugün Yazılıkaya veya Midas Anıtı olarak adlandırılan o dönemin görkemli anıtını bulurlar. Anıtın üzerindeki yazıdan dolayı burayı “Midasın Mezarı” olarak adlandırırlar.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

William Leake burada yaptığı bu geziyi 1824 yılında, kitap haline getirir ve bundan sonra tüm batının ilgisini çeker Frig Vadisi.  Daha sonra birçok gezginin yolunun düştüğü Frigya ile ilgili yeni keşifler yapılmış.

Bu gezginlerden bir diğeri olan Charles Texier de yeni anıtlar yeni yerleşim yerleri bulmak üzere Frigya’nın yolunu tutmuş. Texier’in Anadolu topraklarında yaptığı geziler o yıllara değin yapılan en kapsamlı çalışmalar olmuş. Leake’in çalışmasında Doğanlı köyü ile anılan bölgenin aslında olmadığını, köylüler tarafından uzaktan bakıldığında bir doğan başını andıran “Doğanlı Kale” yerleşiminin bu adla anılmasından dolayı burayı böyle adlandırdığını tespit eder.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Frigya’da 1936 yılına kadar yapılan birçok araştırmalar, gezginlerin keşifleri birçok bilinmeyeni ortaya çıkarmıştı. Ancak bu tarihte İstanbul Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün bölgede yaptığı kazılar tam bir devrim niteliğinde olmuştu.

İstanbul Üniversitesi Doçentlerinden Dr.Halet Çambel tarafından yürütülen kazılarda Hollandalı arkeolog Emilie Haspels de yer almaktaydı. Haspels, 1958 yılına dek bölgede araştırma ve kazılar yaparak, çalışmalarını “The Highlands of Phrygia. Sites and Monuments” isimli kitabında yayınladı.

Frigya İmparatorluğu’nun (İÖ 9. – 7. yy) dinî merkezi olan Midas Kenti’ninde yaptığı kazıları bu kitabında toplayan Haspels, bugün hala bozulmamış coşkun bir tabiatta yer alan kayadan kesilmiş Frig anıtlarının serüvenli tetkikini de kaleme almış. Emilie Haspels, kendi arkeolojik bulgularının sunumuyla aynı dokuda sentezleyerek, 2. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında kırsal Türkiye’deki geleneklerden ve kültürden bahsediyor.

Midas Anıtı – Yazılıkaya

Midas Anıtı ya da diğer adıyla Yazılıkaya, Frigya bölgesinin en önemli antik yerleşim yerlerinden birisidir. Eskişehir şehir merkezine 80 km. uzaklıkta bulunan Yazılıkaya köyü’ne Seyitgazi ya da Han Köyü’nden ulaşmanız mümkündür. Yazılıkaya tüf türü kayalıklardan oluşmuş bir platform üzerine kurulmuştur. M.Ö. 3500’lü yıllarda küçük bir yerleşim merkezi olarak kurulan Yazılıkaya, M.Ö. 2000’lere gelindiğinde daha büyük bir şehir haline gelmiş. Hitit egemenliğinde bulunan şehrin çevresi surlarla çevrilmiş olup o döneme ait Hitit kaya kabartmaları günümüze dek ulaşmıştır.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

M.Ö. 1200’lü yıllarda Frig hakimiyetine giren Midas Şehri bölgedeki diğer önemli şehirler olan Pessinus, Dorylaeum, Gordion gibi kentlerle birlikte anılmış ve o devrin en önemli şehirleri arasında yer almış.

Yazılıkaya M.Ö. 300’lü yıllarda zayıflayarak eski önemini yitirmiş, Romalılar döneminde küçük bir yerleşim merkezi olma özelliğini sürdürmüş. Bizans döneminde de yerleşim devam etse de bazı anıtlar ve mezarlar tahrip edilmiştir. Bugün dahi bu tahripleri görmek gerçekten üzüyor insanı. Özellikle Yazılıkaya’nın karşı tarafında bulunan kayaların alt tarafının hayvan barınağı olarak kullanılması kabul edilebilir bir şey değil.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Osmanlılar döneminde bu bölgeye Kafkasya’dan gelen göçmenlerin yerleştirildiği bir köy kurulmuş. Çerkes Köyü olarak adlandırılan bu köy daha sonra Frig yazılarının bulunduğu anıtın yanında yer aldığından dolayı Yazılıkaya adını almış.

Yazılıkaya’da bulunan anıtlar arasında en önemlisi olan Midas Anıtı – Yazılıkaya, yüksekliği 20 metreye ulaşan üzerindeki geometrik süslemeleri, orta kısmında tapınma sırasında Ana Tanrıça Kibele’nin heykelinin konduğu bir niş bulunan yaklaşık 400 metrekarelik bir alanı kaplayan dev bir anıttır. Bilim adamlarına göre anıtın tarihçesi M.Ö. 600’lü yıllara dayanmaktadır.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Midas Şehri’nde şehre su taşımak amacıyla kullanılan çok büyük merdivenli sarnıçlarda bulunmuştur. Bunların şehrin su ihtiyacını karşılamak üzere kazılmış olduğu düşünülmektedir.

Akropolün üst kısımlarında yer ayalar kayalara oyulan sunaklar da Midas Şehri’nde görülmeye değerdir. Bazılarının üzerinde Frig yazıları da bulunmaktadır.

Bitmemiş Anıt, Küçük Yazılıkaya

Midas Şehri’ndeki ikinci önemli eser ise Bitmemiş Anıt adıyla anılan, köylüler tarafından ise Küçük Yazılıkaya adı verilen anıttır. Yukarıdan başlayarak yapılan bu anıt tamamlanamadığından dolayı adına Bitmemiş Anıt verilmiştir. Anıtın üst kısmında çok iyi derecede korunmuş olan akroterler Friglerin anıtlarını yapım teknikleri konusunda da bilgi verir.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Midas Şehri’nde ayrıca çok sayıda, Frig, Roma, Bizans dönemlerine tarihlendirilen kaya mezarı da bulunmaktadır. Bunlar Midas Şehri’nin çeşitli yerlerinde, hem de hemen yanıbaşında bulunan Kırkgöz adıyla bilinen büyük kaya kütlesinin üzerinde yer alır.

Kral Midas Kimdir ?

Kral Midas ya da Asur kaynaklarındaki adıyla Muşkili Mita, MÖ 738 – MÖ 696 yılları arasında, Frigya’nın başkenti Gordion’da, yaşamış olan efsanevi Frigya kralıdır. Krallığı gibi yaşamı ve ölümü üzerine de birçok mitolojiler yazılmıştır. Yaşamı boyunca acılar çekmiş olan Midas, “eşek kulak” ları ve “dokunduğu her şeyi altına çevirmesiyle” ünlenmiştir.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Her ne kadar kanıtlanmasa da bazı kaynaklara göre, Midas’ın anne karnında bir hastalığa yakalandığı ve kulak kanallarının asimetrik olarak doğduğu anlaşılmıştır. Asimetrik kulak yapısı nadir görülen bir hastalık şeklidir. Önden veya arkadan bakıldığı zaman bir kulağın diğerinden çok daha yukarıda veya aşağıda olduğu görülür.

Çirkin bir görünüm oluşturan bu hastalık Midas’ın kafatasında belirgin izler de bırakmıştır. Halkından utanan Midas’ın sürekli olarak başına geçirdiği bir çeşit şapka olan “serpuş”la gezdiği, kulaklarını hiçbir zaman göremeyen halkının ise, krallarının kulakları hakkında yorum yaparak, göremedikleri kulakları, eşek kulağına benzeterek kralları hakkında dedikodu yaptıkları düşüncesi kuvvet kazanmıştır.

Midas’ın Krallığa Yolculuğu

Hayatı acılarla geçen Midas’ın öyküsü Telmessos’a kadar uzanmaktadır. Bir gün eski bir araba Telmesos’tan Polatlı yakınlarındaki Gordion’a doğru yol alır. Bu yolculukta arabayı kullanan genç Midas’a yaşlı annesi ve orman işçisi babası eşlik etmektedir. Annesinin doğduğu bugünkü Fethiye, Telmessos’u ve liman kenti Patara’yı arkalarında bırakalı günler olmuştu.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Bey dağlarını ve Batı Toroslar’ı aşıp kuzeye Frig ülkesine doğru yönelen araba,  Frig Vadisine yaklaştığında Frig Kralı Gordios henüz ölmüştü. Frig Kralı Gordios ölümüne üzülen halk, Kralın yerine geçecek kimse olmadığından kahinlerden yardım ister. Kahinlerin kehanetinde Gordion şehrine arabasıyla ilk giren kişi kral olacaktır.

İşte tam o anda genç arabasıyla Gordion’a ulaşır. Midas Frig ülkesinin bilinen iki kralından bir tanesi olmuştur bir anda. Çok fazla bilgi ve belge olmamasına rağmen başkent Gordion’un Gordios ünvanlı bir kralın kurduğunu, Midas’ın ise bundan sonra krallık yaptığı kaynaklardan bilinmektedir.

Midas şüphesiz çağının en ünlü krallarından biridir ve Frigya en parlak dönemini Kral Midas’la yaşamıştır.  Asur kralı Sargon’un çivi yazılı yıllıklarında Muşkilerin Mita’sı olarak adı geçer. Kral Midas’in ölümünden sonra Gordion kenti MÖ 6. yy sonlarına kadar bolluk ve refah içinde yaşamıştır.

Kral Midas’ın Ölümü

Midas’ın kral seçilişi ve yaşamına hüzün veren eşek kulakları ne kadar efsanevi ise ölümü de o denli efsanelere konu olmuştur. Midas kendini görkemli ve zapt edilmesi imkânsız bir başkente sahip sanır. Ancak bugün daha surları ve kale kapısı ile görenleri şaşırtan Midas’ın Gordion’u M.Ö 695 yılında Kafkaslar’dan gelen ve adeta çekirge sürüsü gibi Anadolu’yu yiyip bitiren Kimmer Baskınına dayanamayarak yerle bir olmuştur. Midas bu baskından sağ kurtulur ama o günden sonra sıkıntılı bir hayat sürmüştür. Gordion’lu Midas artık kendi kaderini kendi tayin etmiş ve harap olan Gordion yıkıntıları üzerinde dolaşırken mitolojiye göre boğa kanı içerek intihar etmiştir.

Her ne kadar efsaneler böyle dese de uzmanlar tarafından Kral Midas’ın kafatası 3 boyutlu tomogrofisi çekilerek incelendiğinde, Midas’ın ölüm sebebinin mitolojide söylendiği gibi boğa kanı içerek intihar etmesinden değil, başının sağ tarafına aldığı ağır bir darbe ile öldürüldüğü ispatlanmıştır. 1992 yılından başlayarak üzerinde çeşitli araştırmalar yapılan kafatası ise bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Kral Midas ile ilgili farklı efsaneler vardır. Bunlardan en ünlüleri “Eşek Kulaklı Kral Midas” ve “Dokunduğu Her şeyi Altına Çeviren Midas” tır.

Eşek Kulaklı Kral Midas Efsanesi

Yunan kaynaklı eserlerde Friglerin, simbal, flüt gibi müzik aletlerini de buldukları ifade edilir. Frig Kralı Midas’ın başına da ne geldiyse bu müzik aletleri yüzünden gelmiş.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Efsanelerde anlatıldığı üzere; müziğin, sanatların, güneşin, ateşin ve şiirin tanrısı Apollon ve Kır Tanrısı Pan arasında yapılacak bir çalgı çalma yarışmasında Midas jurilerden biri olarak seçilmişti. Kır tanrısı, kavalıyla hoş sesler çıkarıyordu; ama Apollon’un gümüşten lir’i her çalgıdan üstünmüş. Jurilerden ikincisi olan, dağ tanrısı Tmolos oyunu Apollon’a vermiş. Ama Midas oyunu yarışma sonunda Pan’a yönelik kullanınca Tanrı Apollon çok kızmış ve “güzel müziği ayırt edemeyen kulak insan kulağı olamaz, sana eşek kulağı yakışır” diyerek Midas’ın kulaklarını eşek kulağına dönüştürmüş.

Midas bir süre, tanrının armağanlarını koca bir külah içinde saklamış. Saklamış ama onun saçlarını kesen berber sonunda kulaklarını görerek kralın sırrını öğrenmiş. Ancak sır bu insan ağzına sığar mı? Berber sancılar geçirip, dayanılmaz ıstıraplar yaşadıktan sonra sırrını bir kuyuya söylemeye karar vermiş. Kuyuya eğilmiş ve “Midas’ın kulakları eşek kulakları” diye bağırmış. Sırrı kuyudaki su sazlara, sazlarsa rüzgarda salına salına bütün etrafa yayılmış. Böylece bütün ülke Midas’ın sırrını kısa zamanda öğrenmiş.

Daha sonra halk Midas hakkında gölge oyunları oynamaya başlamış. Midas artık bıkkınlıkla kulaklarını kestirmeye karar vermiş ve kulaklarını kestirmiş. Kulakları kesilen Midas’ın sonradan kulakları sarmaşık kadar tekrar uzamış. Herkes onunla “eşek kulaklı Midas” diye dalga geçmeye başlamış. Kral Midas Tanrıya yalvarmaya başlamış, “Tanrım benim bu kulaklarımı düzelt ama bütün servetimi elimden al” demiş. Tanrı onu bağışlamış ve Midas kulaklarını geri almış. Ama kimse görmeden canını da alıp, mezara gömmüş.

Dokunduğu Her Şeyi Altına Çeviren Midas

Şarap tanrısı Dionisos’un yoldaşı Satiros, Frigya’yı gezerken Midas’ın gül bahçesinde uyuyakalmış. Satiros’u bulup, on gün on gece sarayında ağırlayan Kral Midas’ın konukseverliğinden etkilenen Dionisos, kralın bir dileğini gerçekleştireceğini söylemiş. Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ve böylece daha zengin olmayı istemiş. Ancak yemek için dokunduğu yiyecekler, içecekler ve ünlü gül bahçesi bile altına dönüşünce, kral Dionisos’dan bu uğursuz gücü geri almasını istemiş. Midas’ın durumuna acıyan tanrı Dionisos krala Paktalos Irmağı’nda yıkanmasını söylemiş. Bu ırmakta yıkanan Midas, her tuttuğunun altına dönüşmesinden kurtulmuş. Ve o günden bugüne bu ırmakta bulunan altın parçacıkları bu efsaneye bağlanmıştır.

Midas Anıtı - Yazılıkaya
Midas Anıtı – Yazılıkaya

Eskişehirde nereler gezilir diye soran arkadaşlarıma ilk önce gidilmesi ve görülmesi gereken yerin Frig Vadisi ve Midas Anıtı olduğunu söylerim.  Eskişehirin tarihi yerleri içerisinde en başta gelen Yazılıkaya, henüz köyün girişinden itibaren büyüler insanı. Dünyada eşi benzeri bulunmayan ancak hiçbir şekilde koruma altına alınmayan bu antik şehrin korunmasında Doğal Hayatı Koruma Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının öncülük etmesi gerekmektedir.

Bu yazımı yazarken bilgilerinden ve deneyimlerinden faydalandığım, Frig Vadisi ve Yazılıkaya ile ilgili yıllardır araştırmalar yapan Eskişehir Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Ertuğrul Algan Hocam’a tekrar teşekkür ederim.

“facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayınız!”

https://www.facebook.com/aylakgezgincom/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here