Vistül Nehri – Krakow’dan Gdansk’a Uzanan Bir Yay

0
1394
views
Bizi Paylaş!

Eski Polonya Başkenti Krakow da gezilecek yerlerden Wawel Kalesine çıktığınızda surların üzerinden görürsünüz Vistül Nehri’ni. Ya da Gdansk’ta, Varşova’da, Torun ve Malbork’ta. Vistül Nehri Polonya’da Krakow’dan başlayarak Gdansk’a kadar adeta bir yay çizip Baltık Denizine dökülür. (Avrupa’nın en güzel şehirlerinden Krakow için bakınız)

Lehçe’de adı Wisła olarak geçen Vistül Nehri, Polonya’nın en büyük nehri ve Baltık Denizi’nin drenaj havzasıdır. 1,047 kilometre uzunluğu ve 75 bin 100 mil kare (194.500 kilometre karelik) olan bir drenaj havzası ile doğu Avrupa ülkeleri için çok büyük önem taşıyan bir su yoludur. Ancak nehrin drenaj havzasının yüzde 85’inden fazlası Polonya topraklarında bulunmaktadır.

Vistül Nehri
Vistül Nehri

Vistül Nehri, Bydgoszcz Kanalı ile Oder drenaj alanıyla bağlantılı olup Narew ve Bug nehirlerinin doğusuna ve Dinyeper-Bug Kanalı ile Belarus, Ukrayna ve Rusya’nın geniş iç sulama sistemlerine bağlanmaktadır.

Vistül Nehri’nin kaynağı, güney Polonya’daki batı Beskid dağılımının kuzey yamacında, 1.656 metre yükseklikte Bielsko-Biała’nın yaklaşık 15 mil güneyinde bulunur. Genel olarak güneyden dağın ve Polonya’nın güneyindeki eteklerinden ve Kuzey Avrupa Ovası’nın alçak bölgelerinden geçerek, Gdansk limanının yakınındaki Baltık Denizine giren bir delta ağzına gidiyor.

 

Polonya’nın başkenti Varşova’nın yanısıra Vistül Nehri kıyılarında bir dizi büyük şehir ve sanayi merkezi de bulunmaktadır. Bunlara 11. yüzyıldan 16. yüzyıın sonuna kadar Polonya’nın başkenti olan Kraków, Nowa Huta, Sandomierz, Płock, Torun, Malbork ve Gdansk’tır. Birçok sağlık merkezinin yanı sıra çok sayıda turizm ve rekreasyon merkezi Vistül vadisine yakın konumda bulunmaktadır. Nehir boyunca bu şehirlerde günümüzde restore edilmiş ortaçağ kalelerinin kalıntıları yükselmektedir.

Vistül Nehri’nin Ekonomideki Yeri

Vistül Nehri, Brder Nehri, Bydgoszcz Kanalı ve Notec ve Warta nehirleri ile Polonya’nın bir diğer büyük nehri olan Oder Nehri ile birleşmektedir. Sovyetler Birliği, Doğu Almanya ve Polonya, 1960 yılında bu rota boyunca karşılıklı nakliye bağlantıları kurarak bir anlaşma yaptılar. 1963 yılında Vistül ve Narew doğal afetleri önlemek için bir kanal açılarak birleştirilmiş, Vistula ile doğuya doğru su yolları sistemi bağlantıları geliştirilmiştir.

Vistül Nehri
Wawel Kalesinden Vistül Nehri’ne bir bakış….

Vistül Nehri’nin Tarihteki Önemi

Vistül Nehri, Polonya’nın antik tarihinde önemli bir rol oynadı. Taş Devri’nin başlangıcından bu yana, nehir, çeşitli halklar ve kültürler için hem kuzeyden hem güneyden bir ticaret yolu ve genişleme aracı olarak hizmet etti. İlk önce, hammadde ve taştan yapılmış aletler kuzeye doğru taşındı, Baltık Denizinden çıkan kehribarlar güneyde gönderildi. Roma İmparatorluğu zamanında Vistula, Orta Avrupa’ya giden en önemli ticaret yollarından biriydi.

Sonraları, Polonya devletinin (10. 13. yüzyıl) erken döneminde, Vistül Nehri rotasında sevk edilen en önemli mallar tuz, kereste, tahıl ve yapı taşıydı. Bir ticaret yolu olarak Vistula’nın en yoğun gelişimi, 15. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar sürdü; bu dönemde, taşkınlardan korunmak için çeşitli setler ve çeşitli hidrolik yapılar yerleştirildi. 14. yüzyılda inşa edilen birçok tahıl ambarı ve depo, Vistula’nın kıyılarında yer almaktaydı.

Vistül Nehri, Krakow Gezilecek Yerler
Vistül Nehri, Krakow Gezilecek Yerler

18.yüzyılın sonunda, Polonya’nın Prusya, Avusturya ve Rusya arasında bölünmesi Vistula’nın ekonomik önemini sona erdirdi. Bu dönemde yapılan küçük sefer iyileştirmeleri yalnızca Prusya ve Avusturya’da yerel olarak gerçekleştirildi. 1920-1939 yılları arasında nehir kanalının iyileştirilmesi için çok az şey yapıldı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Vistula’nın tarihi işleve erişilebilir bir suyolu olarak yeniden kazandırılması yönünde çabalar sarf edildi.

Türkler ve Vistül Nehri

Vistül Nehri bu topraklarda Lehistan ile Osmanlı arasında sürekli süren ilişkilere de tanık olmuştu. Şu an Polonya olan, Lehistan Avrupa devletlerinin yüzyıllarca hakimiyet kurmak için birbirleriyle mücadeleye giriştiği topraklardı. Rusya’nın desteklediği August III tahta geçince Lehistan Rusya’nın hakimiyetine girdi. Pontiyatovski’de yine Rusya’nın desteği ile tahta çıktı.  Rusya’nın Lehistan’daki hakimiyeti Leh soyluları arasında büyük rahatsızlık meydana getirmekteydi. Kral ile soylular arasında yaşanan anlaşmazlıklar üzerine bölgeye Rus askerleri gönderildi. Bu durum üzerine Leh soyluları Krala karşı mücadeleye girdiler ve Osmanlı Devletinden yardım istediler. Rus askerlerinin Osmanlı sınırları içindeki bazı şehirlere de girerek katliam yapması bardağı taşıran son damlaydı. Osmanlı Devleti 1768 yılında Rusya’ya savaş ilan etti.

Wawel Castle
Krakow’da gezilecek yerler, wawel kalesi, Vistül Nehri

Bu savaş ilanı ile Lehistan bağımsızlık ümitlerini artırdı. Çünkü Leh soyluları  “Oder ve Vistül’den Türk atları su içmedikçe Lehistan’ın bağımsızlığa kavuşamayacağı” inancı vardı. (Bu nasıl bir gazdır arkadaş!) Leh soylularının tek ümidi Türkler idi. Ancak tam o dönemlerde çöküşe geçen Osmanlı Ordusu Rusya karşısında büyük bir hezimete uğradı.

Osmanlı Devleti bu savaşın sonucunda Kırım bölgesini kaybetmişti ancak Lehler için kayıp daha büyüktü. Onlar devletlerini ve bağımsızlıklarını kaybettiler.

Lehistan toprakları 1795 yılında Rusya, Avusturya ve Prusya arasında paylaşıldı. Böylece Lehistan’ın yani Polonya’nın 127 yıllık esaret dönemi başlamış oldu. Osmanlı devleti Lehistan Krallığının paylaşılmasını uzun yıllar kabullenmedi.

“facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayınız!”

https://www.facebook.com/aylakgezgincom/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.