Osmanlı Mirası Plovdiv Cuma Camii

0
35
views
Bizi Paylaş!

Bir Bulgaristan şehrinin ötesinde, kültürü, mimarisi, sokaklarıyla tam bir Türk şehrini andıran Filibe’de, Bulgarların Cuma Camii (Džumaja Džamija) diye adlandırdıkları, diğer ismiyle Murâdiye, ya da Hüdavendigar Camii, Filibe’nin tam kalbinde bulunmaktadır.

Osmanlı Mirası Plovdiv Cuma Camii

Osmanlı Mirası Plovdiv Cuma Camii, hangi isimle olursa olsun Plovdiv’in ya da Filibe’nin en önemli kültür hazinelerinden bir tanesidir. Plovdiv Cuma Camii, Filibe’nin “ulucamii” durumunda olup, Bulgaristan’da inşa edilen ulucamilerin başında gelmektedir.Sofya’da bulunan, Sadrazam Mahmud Paşa’nın hayratı aynı mimari tipinde olsa da çok daha sonra yaptırılmıştır.

Evliya Çelebi, 1652’de Filibe’den geçmiş ve Filibe hakkında, “Çarşı içinde cemâat-i kesîreye mâlik ulucami, Edirne fâtihi Gazi Hudâvendigâr Sultan Murâd hân-ı evvelindir” şeklinde tanımlama yapmış. Camiinin I. Murad Hüdavendigar’a ait bir vakıf olduğunu, ancak kitâbesinin bulunmadığını belirtmiştir.

Bir Osmanlı hayranı olan ve 50 yıl Balkanları gezen Hollanadalı yazar Machiel Kiel ise Caminin 1425 yılllarında Sultan II. Murad tarafından yaptırıldığını ileri sürmektedir. Machiel Kiel, “Osmanlı eserlerinin içler acısı durumunu rapor ettim yetkililere. Saha çalışmalarında eserlerin fotoğrafını çektiğim için dayak da yedim, hapse de atıldım… Bir kavga veriyorum barbarlığa karşı, siz de sahip çıkın… Çünkü önlem alınmazsa 10 yıl içinde Balkanlar’da eser kalmayacak.” Şeklindeki beyanatında özellikle Bulgaristan’da Osmanlı ve Türk izlerinin nasıl yok edildiğini açıkça ifade etmektedir.

Plovdiv Cuma Camii
Plovdiv Cuma Camii

Filibe’deki birçok eserin aksine Cuma Camii’nin bugüne kadar ayakta kalabilmiş olması gerçekten mucize ötesi bir olay olsa gerek!

1819 yılında Filibe’de meydana gelen şiddetli depremde Cami büyük zarar görmüş. Bununla birlikte farklı süslemelere sahip minaresinin hiç değişmeden günümüze kadar ulaşmış olması depremi zararsız atlatmasını kanıtlamaktadır.

Mimari özelliklerinden, erken Osmanlı döneminin ulucamileri tipinde olduğu varsayılan Cami, Evliya Çelebi’nin de belirttiği gibi bu tip camilerde rastlanılan usule uygun olarak Filibe çarşısının ortasında bulunmaktaydı ve o dönemde bir avlusu yoktu.

Osmanlı mimarisinde çok yaygın olarak kullanılan kesme taş ve tuğla ile karma teknikte inşa edilmiş olan Camii’de her taş sırasının arasında iki sıra tuğla bulunmaktadır. Ayrıca bu dönem yapı sanatında sıkça kullanılan usule göre taşların aralarına dikine birer tuğla konulmuştur.

Balkanlar Türk Eserleri

Cuma Camii’nin, Rumeli’de günümüze ulaşan pek çok Türk eseri için uydurulan söylentilere göre Sveti Petka Kilisesi’nin yerinde inşa edildiği iddia edilmektedir. Ancak bu iddiayı doğrulayacak bir dayanak bulunmamaktadır. Cami önündeki meydanın taş döşenerek düzenlenmesi sırasında kıble duvarı ile güney cephesi köşesinin uzağında Roma dönemine ait mermer bir yapının kalıntıları bulunmuştur. Hüdâvendigâr Camii temelden bir Türk eseridir.

Balkanlarda rastladığım Türk eserlerinden belki de en belirgini ve en merkezi yerde bulunan Cuma Cami, 2019 Avrupa Kültür Başkenti seçilen Plovdiv için ayrı bir kültür hazinesidir.

Umarım, Balkan ülkeleri, tarihten gelen bu hazinelerine sahip çıkmakta daha çok özen gösterirler ve bu eserlerin geleceğe taşınmasında rol oynarlar.

Keyifli ve Aylak Geziler!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.