Frig Vadisi – Frigya, Gezginlerin Düşleri

0
37
views
Bizi Paylaş!

Asya ve Avrupa’nın arasında bir köprü görevi gören ve önemli bir geçiş yolu olan Anadolu, tarih öncesi çağlardan itibaren çeşitli kavimlerin akınlarına ve buralarda yerleşmelerine sahne olmuş, uygarlıkların ve kültürlerin iç içe geçtiği bir mozaik olma özelliğini binlerce yıldır sürdürmüştür. Her kavim Anadolu’da kendi kültüründen bir iz bırakmış ve bizim gibi gezginler de bu izler sayesinde onları tanımamızı sağlamıştır. Frig Vadisi bu kültürlerin bize bıraktığı muhteşem hazinelerle dolu bir yaşam alanı sunuyor bizlere…

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

FRİG VADİSİ – FRIGYA

Anadolu’da uzun yıllar hüküm sürmüş medeniyetlerden bir tanesi de şüphesiz ki Midas’ın Ülkesi Frig Krallığı’dır. Eski çağ tarihçilerinin çoğu tarafından değişik kaynaklarda belirtilen, İ.Ö. 1200’lü yıllarda Trakya’dan Anadolu’ya göç ettikleri varsayılan ve iç batı Anadolu’da hakim olan bir Avrupa Kavmi olan Frigler, Hititlerin zayıfladığı ve yıkıldığı dönemden sonra, Kütahya-Eskişehir-Afyonkarahisar-Seyitgazi dörtgeninde kalan dağlık bölgede yoğun olmak üzere, Kızılırmak yayının batısında kalan bölgeyle bugünkü Uşak iline kadar bir alanda göçebe olarak yaşamışlardır. İ.Ö.750’li yıllarında ise Gordion’u başkentleri yaparak bu bölgede güçlü bir krallık kurmuşlardır.

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

Frig Vadisi- Frigya Yaylası – Dağlık Frigya

Anadolu ve batı mitolojilerini etkileyen, sayısız önemli anıtlar bırakan Friglerin yerleştikleri bu bölge “Frigya Yaylası”,“Dağlık Frigya” adlarıyla anılır. Turizm açısından çok az tanınan bu bölge henüz hakettiği değeri de bulamamaktadır.

Oysa ki Dağlık Frigya adı verilen bölümün yanısıra, Pessinus (Ballıhisar), Gordion (Yassıhöyük), Dorylaeum (Eskişehir) ve Nakoleia (Seyitgazi) gibi önemli yerleşim merkezleri bize Frigler hakkında pek çok bilgi vermektedir.

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

Müzik ve diğer sanatlardaki becerileri ile yaşadıkları dönemde çok önemli bir uygarlığa sahip olan Frigler, Anadolu sanat ve kültürünü de çok önemli bir şekilde etkilemişlerdir.

“Frig Vadisi Seyit Battal Gazi Türbesi”

Frigler kimdir ?

Frigler ,tarihi belgelere göre 3200 yıl önce Balkanlardan gelerek Anadolu’da devlet kurdular. Balkanlarda o zamanlarda yaşayan topluluklar bellidir. Bunlar Iliryalilar, Makedonlar, Traklar ve Helenlerdir.

Yani 3200 yıl önce İliryalilarin ve Trakların yaşadığı bölgelerden Anadolu’ya topluluklar halinde gelen insanlar Anadolu’da Frig devletini kurdular.

Frigler, Anadolu’nun kadim halklarındandır. Friglerin kurdukları Frig devletinin başkenti “Gordion”du.

Dünyaca tanınmış tarihçilerin görüşüne göre Arnavutların ataları, İliryalilar, Makedonlar ve Traklar aynı kökenden gelirler. Bu toplulukların ortak kökeni Pelasglara dayanır.

Frig dilinin Arnavutça ile olan benzerliği tarih boyunca tarihçilerin dikkatini çekmiştir. Bu konu XIX.yy’da İtalyada yaşayan Arbereslerden (Arnavut) ünlü tarihçi ve dilbilimci Giuseppe Crispi‘nin bile dikkatini çekmişti. Crispi bu konuda kitap bile yazmıştır.

NOT:O zamanlarda Balkanlarda Sırp ve Bulgarlar yoktu. Sırplarin ataları olan Slavlar ve Bulgarlar, Balkanlara çok geç gelmişlerdir (M.S 6-7.yy’lar).

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

Frigya’da Gezginler

Yüzbaşı Martin Leake

Friglerin gizemi 1800 lü yıllarda Yüzbaşı Martin Leake ve arkadaşlarının Mısıra ulaşabilmek için Anadolu’dan Orta Doğu’ya ulaşabilmek için bu yolu kullandıklarında çözülmeye başlamış. Aynı çoğu gezgin, hacı ya da tüccar gibi.

Leake ve ekibi Seyitgazi yakınlarında bulunan antik kalıntıların varolduğunu duyduklarında kendilerini Doğanlı adında bir köyü aramak için yolda bulurlar. Ancak Doğanlı adında bir köy hiçbir zaman olmamıştır. Leake, Frig anıtını bulmayı hiç düşünmemişti. Leake’in düşleri kendisini Midas anıtı olarak adlandırılan Yazılıkaya’ya çıkarmıştı.

Leake Anadolu topraklarında yaptığı bu geziyi 1824 yılında, tam 24 yıl sonra kitap haline getirir ve yayınlar. Leake’in bu kitabı batıda yankı uyandırır ve yayını takip eden gezginler birer ikişer Anadolu’ya akmaya başlarlar.

“Han Yeraltı Şehri Nerededir?”

Fransız Alexandre de Laborde

Fransız Alexandre de Laborde ve ressam oğlu LeonFrig Vadisi’ne gelirler. Leon vadinin resimlerini çizer, antik kalıntılar ve vadinin bulunduğu doğa onları çok etkilemiştir. Onlar da 1838 de Paris’e döndüklerinde bir kitap yayınlarlar.

Charles Texier

Charles Texier’in düşü diğer gezginler gibi Frigya’da yeni anıtlar bulmak, Anadolu’yu keşfetmekti. Fransız hükümetinin de desteğiyle 1834 yılında Frigya’ya gelen Texier bu bölgedeki anıtların çizimlerini yaptı. Texier buraya geldiğinde Leake’in aradığı Doğanlı köyünün bir doğan başına benzeyen Doğanlı Kale yerleşiminin olduğu da ortaya çıkar. Leake’in kitabında yer alan bu yanlış bilgi de birçok gezginin yanılmasına yol açar.

Ramsey

Anadolu’yu gezen önemli isimlerden bir tanesi de Ramsay’dir. Ramsay’in düşü bölgeyi tümüyle, coğrafyası, topografyası, arkeolojisiyle incelemekti. Ramsay bu düşünü gerçekleştirdi de. Çalışmalarını “HistoricalGeography of AsiaMinor” ve “CitiesBishoprics of Phrygia” adlı iki kitapta yayınladı. Ramsay’in kitapları bu alanda günümüzde de çalışmalar yapan birçok araştırmacıya ışık tutmuştur.Ramsay’in keşfettiği anıtlar arasında Arslan Taş, Yılan Taş ve Mal Taş bulunmaktadır.

Anadolu içlerine kadar ulaşan demiryolu hattı, gezginlerin çalışmalarını kolaylaştırıyordu. Demiryollarını yapan şirketler de yolların yakın çevresinde arkeolojik kazılar yapma maden arama gibi imtiyazları da ellerinde bulunduruyordu.

Dr.Halet Çambel

1936 yılından sonra sistematik araştırmalar yapılmaya başlanmış, 1939 da İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle bu araştırmalar durmuştur. İstanbul Fransız Arkeoloji enstitüsü burada arkeolojik kazılar yapmaya başlamış İstanbul Üniversitesi Doçentlerinden Dr. Halet Çambel’in öncülüğünde bir çok gizem gün ışığına çıkmıştır.

Arkeolog Emily Haspels

1936 yılından itibaren başlatılan kazılarda Kanadalı Arkeolog Emily Haspels de katılmıştır. Haspels 1958 yılına kadar bölgede araştırma ve kazılar yapmış ve bunları Frigya ile ilgili en kapsamlı çalışmalardan biri olan “The Highlands of Phrygia, Sitesand Monuments” adlı iki ciltlik kitabında yayınlamıştır.

Friglerin Anadolu’ya Göçleri

Günümüzden yaklaşık 3500 yıl önce, İ.Ö. 1200’lü yıllarda, Trakyalı Kavimler boğazları geçerek o dönemlerde Asya olarak bilinen Anadolu’nun bereketli ve hoşgörülü topraklarına göçerler. Bu kavimlerden biri de “At yetiştiren aristokratlar” olarak anılan Friglerdir. Tarihçi Heredot ve Coğrafyacı Strabon, Friglerin Makedonya’da Bryg adında bir kavim olduğunu ve Anadolu’ya geldiklerinde Frig ismini aldıklarını belirtirler.

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

Yunan kaynaklarına göre Friglerin Trakya’dan Anadolu Topraklarına göçleri İ.Ö. 13.yüzyıl sonlarında Troya Savaşları öncesinde olmuştur. Frigler, Troya Savaşı’nda Akhalara karşı Troyalıları destekleyip onlara asker göndermişler ve bu uğurda birçok kahramanları ölmüştür.

Friglerin Anadolu’ya toplu olarak değil kabilelerden oluşan gruplarla göç ettikleri ve bir federasyon altında toplandıkları düşünülmektedir.

Bekos

Heredot’un Mısırlılardan aktarmasına göre Frigler dünyanın en eski uluslarından biridir. Kendilerini dünyanın ilk toplumu kabul eden MISIRLILAR, Firavun Psammetikos ‘ un emriyle bu durumu araştırmak istemişler.

Psammetikos yeni doğan iki bebeğin hiçbir konuşma duymadan büyütülmesini ve büyüdüklerinde ilk kez hangi kelimeyi konuşacaklarının belirlenmesini emretmiş. Firavuna göre ilk kelime hangi dilden ise o toplum dünyanın ilk toplumu olacaktır.

Bir çoban tarafından bütün insanlardan izole büyütülen bebekler iki yaşına geldiklerinde “BEKOS” demişler.

Bekos Frig dilinde “ekmek” demektir.

Gordias’ın Kral Olması

İ.ö. 1200’lü yıllarda geldikleri Anadolu topraklarında uzunca bir süre küçük gruplar halinde göçebe olarak yaşayan, ancak İ.Ö. 8.yüzyılda güçlü bir devlet haline gelen Friglerin merkezleri Gordion’dur. Gordion kentinin adının, kurucusu olan Gordias’tan aldığı söylenir ve Friglerin ilk kralı olduğu düşünülür.

Gordias ile ilgili efsanelerden hariç herhangi bir bilgi yoktur.

Zenginlerin zengini her tuttuğu altın olan Kral Midas’ın babası Gordias, kendi halinde bir çiftçiydi. Çiftiyle çubuğuyla uğraşan, yazın kazandığını kışın yiyen bir çiftçi…. Genlerden bir gün öküzlerini koştuğu arabasına binim daha sonra Gordion olarak adlandırılacak kente doğru yola çıktı. Gün doğmadan yola koyulmuştu. Öğle üzerinin sarı, kavurucu sıcağına kalmamak için. Sabahın erken saatlerinde belki de gün doğarken kentin meydanına arabasıyla geldi ve durdu. Kentte yaşayanlar da ayaktaydı. Sabahın o saatinde yeni krallarını bekliyorlardı. Yeni kral ise Gordias olmuştu. Çünkü kentin ileri gelenleri kente arabasıyla ilk gelen kişinin kralları olacağını söylemişti. Gordias’ta şaştı kaldı bu işe… kim olsa şaşırmaz mı akşam çiftçi yatıp sabah kral olarak kalkmaya? Ö günden sonra kent Gordion olarak anılmaya başladı.

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

Gordias Düğümü!

Bu beklenmedik krallıktan sonra Gordias’ın yaptığı ilk iş, arabasını götürüp Gordion Zeus Tapınağı’na adamak oldu. Tanrıları hoşnut etmek için. Arabasının okunu boyunduruğuna bağlayan kısmını da taze kızılcık ağacının kabuğuyla yaptığı iple sıkı sıkıya bağladı. Öylesine bir kördüğüm atıldı ki hiç çözülemeyecek gibi. Birçok baba yiğit gelip denedi o kördüğümü çözmeyi, çünkü kördüğümü çözecek olanın tüm Asya’ya hakim olacağı düşüncesi vardı insanlarda. Bir gün Büyük İskender geldi Gordion kentine, çözmeye uğraştı o kördüğümü, çok uğraştı ama düğüm çözülmedi. Çekti o çitf su verilmiş kılıcını ve kesti attı kördüğümü. O günden bire çözülmesi zor olan sorular, çapraşık işler hep Gordias’ın düğümü olarak adlandırılmaya başladı.

Gordias’ın gerçek mi yoksa efsane mi olduğu hep tartışılır ancak bilinen ilk Frig kralı Midas’tır. Midas’ın İ.Ö.738’de kral olduğu düşünülür. Midas zamanında frigya sınırları genişledi. Yunanlılarla ilişkiler iyileştirildi.

“Eskişehir Geleneksel Yemek Kültürü”

Frig Vadisi – Frigya Ticaret Merkezi

Manisa yakınlarındaki Sard’dan başlayarak tüm Anadolu’yu boydan boya geçen Kral Yolu Frigya’dan da geçmekteydi. Bu yol dolayısıyla friglerin güçlü bir ticari yaşamı vardı. Gerek Anadolu’nun diğer bölgelerinden gelen ticari eşyalar, gerekse Frigya’da üretilen ve döneminin en başarılı örnekleri arasında sayılan, diğer uluslarca çok tutulan el emeği ürünleri Friglerin önemli ihraç malları arasındaydı.

Bunun dışında kuzeyden güneye Anadolu’yu kesen önemli ticaret yolları da Frigya topraklarından geçmekteydi. Bu ticaret yolları Friglerin ticari yaşamının can damarlarını oluşturmaktaydı.

Gordion kazılarında ortaya çıkartılan hayvan başlı tunç eşyalar, fildişi eserler friglerin Asurlularla olan ticaretlerine işaret eder.

Friglerin ihraç malları arasında yer alan yün ve yünlü doku ürünleri kereste ve ahşap ürünler, maden eşyalar aynı zamanda frig el sanatlarının da göstergesiydi.

Friglerin Yok Olması

Frigler İ.Ö. 695 yılında Kafkasya üzerinden gelen Kimmerlerin saldırısına uğradılar, tüm frig kentleri yakılıp yıkıldı. Bu saldırılardan sonra Friglerin kendilerini toparladıkları, şehirlerin onarılarak tekrar kullanıldığı düşünülmektedir. Efsaneye göre Kimmerlere karşı yurdunu koruyamayan ve büyük üzüntüye kapılan Midas, altın bir kaseye doldurduğu boğa kanını içerek yaşamına son verdi.

Her ne kadar Frigler belli bir süre sonra tarih sahnesinden çekilseler de bu topraklarda yaşayanlar ister Roma’lı ister Bizans’lı olsun hep Frigyalılar olarak adlandırıldı. Bir kültürler mozaiği olan Anadolu topraklarında değişik kültürlerin üst üste birikmesinin en güzel örneklerinden biridir bu bölge.

Hitit şehirleri üzerine kurulan kentleri Frig kentleri, Frigleri de Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı kentleri izledi. Tarihsel süreç kesintisiz bir biçimde ve birbirlerinin içine geçerek günümüze kadar geldi.

Bölgenin Coğrafi Yapısı

Friglerin yaşamış olduğu ve Frigya Yaylası veya Dağlık Frigya olarak tanınan bölge, Anadolu’nun kuzey batısında yer alan bir platodu. Bu bölge Dorylaeum (Eskişehir), Kütahya (Kotiaeion), Afyonkarahisar (Akroenos) ve Seyitgazi (Nacolea) dörtgeninde yer almaktadır.

Bu bölge içinde Türkmen Dağları ve yüksekliği 1830 metreye dek ulaşan Türkmen Baba Tepesi bulunur. Dağlık Frigya olarak bilinen bölgenin ortalama yükseklikleri 1100-1400 metreler arasında değişir.

Türkmen Dağları’nın büyük bir kısmı Üçüncü Zamana ait volkanik tüflerden oluşur.

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

Bölgenin çeşitli yerlerinde platolar veya masa dağlar olarak adlandırılabilecek oluşumlar sert tüfler meydana getirir. Frigler bu platolar üzerinde savunma kolaylığı dolayısıyla zaman zaman duvarlarla desteklenmiş kaleler oluşturmuş ve bu kaleler üzerine ve yakınlarına dini amaçlarla kullanıldığı düşünülen anıtlarını ve kayalara oyulmuş mezarlarını bırakmışlardır.

Dağlık Frigya’da yerleşim genellikle üç ana vadi çevresinde toplanmıştır. Bunlar Doğanlı Vadi, Kümbet Vadisi ve Köhnüş/Göynüş Vadisi’dir.

Bölgede geçmişten günümüze dek oldukça sık ormanlar yer almaktadır. Çam ve ardıç ağırlıklı olmak üzere bir çok farklı türdeki ağaç bu bölgede yetişmektedir. Ağacın bölgede çok bol bulunması Friglerin ve takip eden uygarlıkların ağaç ve ürünlerini çok kullanmasını da beraberinde getirmiştir ve özellikle frig mimarisinin ve sanatının belirleyicisi olmuştur.

Midas Şehri (Yazılıkaya)

Bu şehrin İ.Ö. 3500’lü yıllarda küçük bir yerleşim merkezi olarak kurulduğu, daha sonraki dönemlerde, İ.Ö. 2000’lerde, giderek büyüdüğü ve bir şehir haline geldiği düşünülmektedir.  Bu yıllardan sonra Hitit egemenliği altına giren şehrin çevresi surlarla çevrilmiş ve o döneme ilişkin bazı Hitit kaya kabartmaları günümüze dek gelmiştir.

İ.Ö. 1200’lü yıllarda Frig hakimiyetine giren şehir giderek bölgedeki Pessinus, Dorlyaeum, Gordion gibi şehirler ile anılmaya başlamış ve devrinin önemli şehirleri arasına girmiştir.

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya – Yazılıkaya

Ramsay bu anıt için “Frigya’da hiçbir yer olmasa da, bu kaya yalnız başına bir seyahate değer” der.

Anıtın üzerinde çeşitli yazılar bulunmaktadır. Bu yazılardan ilki alınlığın üstünde yer alır ve bu yazıda “ATES” ve “MIDAS” sözcükleri okunmaktadır. Yine anıtın üzerinde sağ taraftaki dikmenin üzerinde “BABA” Sözcüğünün net olarak okunduğu bir yazı vardır. Bunun yanısıra anıtın yanında bulunan stoanın içinde de yazılara rastlanmaktadır.

“Midas’ın Şehri Yazılıkaya ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız…”

Bitmemiş Anıt

Midas Şehri’ndeki ikinci önemli eser “Bitmemiş Anıt” olarak bilinen ve güney batıya bakan bir anıttır. Bu anıt çevredeki köylüler tarafından “Küçük Yazılıkaya” olarak da adlandırılır. Yukarıdan başlanarak işlenen anıt, bilinmeyen bir nedenle bitirilememiş ve yarım bırakılmıştır. Anıtın üst kısmında oldukça iyi korunmuş bir akroter bulunur ve anıtın friz kısmında nilüfer / lotus çiçeği goncaları yer alır. Anatın bitirilememiş olması bizlere Friglerin anıtlarını yapım teknikleri konusunda da bilgi verir.

“Bu anıt Friglerin çalışma metodlarını anlamak için oldukça bilgi vericidir. Önce kayanın üst kısmını kesip düzleştiriyorlar ve kayanın geri kalan kısmını platform olarak kullanarak süslemeleri yapıyorlardı.”

Frig Vadisi - Frigya
Frig Vadisi – Frigya

Bitmemiş Anıt’ın sağ yan tarafında küçük bir niş bulunmaktadır.

Bir Frig Rivayeti ;

Kır Tanrısı Pan ile Müziğin ve Şiirin Tanrısı Apollon arasında yarışma var. Frig Kralı Midas jüri üyesi. Midas oyunu Pan’a veriyor. Apollon kızıyor ve Midas’ın kulaklarını eşek kulağı yapıyor.

Midas kimse görmesin diye devamlı şapka takıyor. Berberine gittiğinde şapkasını çıkarıyor ama ona yemin ettiriyor kimseye söyleme diye.

Berber çok sabır ediyor ama dayanamıyor.

Kimsenin olmadığı sazlığa gidiyor ve “Midas’ın eşek kulakları var ” diye bağırıyor.

Berber rahatlıyor ama sazlar büyüyüp boy atınca her rüzgar çıktığında bu söz rüzgarlarla bir şarkı gibi bütün ülkeye yayılıyor.

Kimbilir, siz de Frigya’da gezinirken ya Midas’ın izine ya da burayı keşfetmeye gelen gezginlerin ayak izlerine rastlayabilirsiniz…

Frigya hakkında edindiğim genel bilgiller ve bu yazıyı yazarken kullanmış olduğum kaynaktan dolayı, Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın  Prof.Dr.Ertuğrul Algan’a binlerce kez saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

“Yolcular hep değişir ancak yol hep aynı kalır”

Keyifli ve Aylak Geziler!

“facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayınız!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.